Create Your Glitter Text

VİYACANIN ORTAMI - Blogcu



VİYACANIN ORTAMI



» 4/12/2009 - YENİDEN BAŞLARKEN

                          Günlük;
Yazmayalı uzun zaman geçti değil mi biraz daha zorlasam iki sene olacakmış neredeyse  ama yine buradayım işte .Uzaklara kaçıp sonra yaşadığın şehre geri dönmek gibi sana yazmak yeniden.Biraz özlem kokulu birazda sancılı bir dönüş oluyor benimki si aslında kolay değildi sana yeniden anlatmak ben bile susmaktan başka bir şey yapmazken sana yeniden geri dönmek kolay değildi ama oldu işte....Peki nereden başlamalı yazmaya en iyisi değişenlerden başlamalı malum aynı kalmıyor hiç bir şey zaman geçerken...

Sana yazabileceğim en büyük değişim ben artık üniversiteliyim günlük.Bin bir sancıyla açık öğretimi bitirdim evet ama şimdi ikinci üniversitemi yani gerçek ve hakiki üniversitemi okuyorum eylülden beri.En büyük hayali Radyo Televizyon okumak olan benim şimdi ne okuduğunu ne sen sor ne ben söyleyeyim istersen.Yinede merak ediyorsan taşındığımız şehirde ki üniversitede mantarcılık programına yaptırdım kaydımı.Nereden nereye değil mi tercih zamanı adını söylediğimde arkadaşla hadi canım olur mu öyle şey dediğim bölümü bizzat okuyorum eylülden beri...Dersleri falan boş ver onlar bir şekilde hallolur da üniversite bana ne öğretti biliyor musun aslında her şeyin çıkardan ibaret olduğunu ve benim insanlardan giderek uzaklaştığımı.Evet bunun farkına vardığımda çok düşündüm  ve sonunda sorunun biraz düzende birazda bende olduğuna karar verdim.Sonuçta insandan kaçan bendim ama beni bu hale getiren ise düzendi...Bunun neden böyle olduğunu araştırdım elbet sonuç dersen kimselere çaktırmamak için çabalarken depresyon geçirdiğim ortaya çıktı yine kimsenin haberi olmadan tabi.Haberleri olsa doğru doktora doktoru geçtim zaten sıktıkları yetmiyormuş gibi iki kat baskıya ve sorular sormaya ve beni iyice bunaltmaya.Evet bunun varacağı yeri de tahmin etmek zor değil bu yüzden bizimkilerden habersiz yaşıyorum bu depresyonu yine insandan kaçarak...Oysa doktorlar tersini önermekte değil mi umurumda değil benim doktorum benim...

İşte böyle şimdilik bu kadar ayağa kalkmak ve yazmak içimden geldiği dönemlerimde yine yazacağım sana.Kim bilir belki bir gün umut dolu cümlelerle döneceğim sana güzelliklere dair umudumu tazelemiş olarak....
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 26/10/2008 - TİLKİNİN DÖNÜP DOLAŞIP GELECEĞİ YERE GERİ DÖNÜŞÜ

Kategori: viyaca

Ne demişler büyüklerimiz zamanında tilkinin dönüp dolaşacağı  geleceği yer yine kürkçü dükkanıdır.Bu sözün doğruluğunu bir kez daha anlıyorum şimdi.Daha doğrusu bu biraz zorunlu bir dönüş oldu malum pek çok  blogcu nun toplandığı bloggerı engellediler de.Aslında en çok şoku yaşayanlardan biri benim ama bir şeyi çok iyi anladım ki bizim ülkemizde mizah anlayışı hakikaten yok efendim yani başbakanın Leman a açtığı davalardan birini kazanması pek te süpriz değil.

Olaya daha başka bir açıdan bakarsak bloggerın kapatılması aynı zamanda bu ülkede düşünce özgürlüğü nün artık kalmadığını gösteriyor ne yazık ki.Öyle bir hal aldık ki düşüncemizi yazmak bile suç oldu ki bir blog sitesi kapatılabiliyor.Ne demeli bilmiyorum ama tek bir isteğim var buda youtube olayına dönmesin ve site bir an evvel kapanmamak üzere altını çiziyorum kapanmamak üzere açılsın.Bizlere o zamana kadar beklemek banaysa yazılarımı bur dan devam ettirmek düşüyor.Bu durum vatana millete hayırlı olsun ve hayırlara vesile olsun.Konuşulacak yazılacak çok şey var aslında kolay mı dört ay geçti yazmayalı.Bu arada hem ülkemizde hem de kendi açımdan değişikler oldu tabi.Bunların en önemlisi blog yazarımız dün itibariyle bir yaş daha büyüdü efendim seneler geçiyor işte geriye dönüp baktığımda ne kalıyor geriye  hiç denecek kadar az bir şey   sadece zaman geçiyor ve elimizde kalan şeyler o kadar az ki  onların değerini bilmek lazım  diye düşünüyorum.Bir yaş yaşlanmamızın dışında birde kendim gibi deli birini bulup sevildiğimi ekleyin işte size büyük değişim.Ona hiç belli etmesem de hayatımdaki insanı o deli halleriyle her geçen an daha çok seviyorum.Kendisi henüz daha hiç bir şeyin farkında değil sevdiğimin farkında tabi ama ne kadar sevdiğimi gelince kendi görecek.



İşte böyle efendim bloggerın kapatılmasından girdiğim bir olayı sevgiyle bitirdim ya ben gerçekten seviyorum galiba en azından bende bir değişimin başlaması bunu gösteriyor.Siz hiç gecenin ikisinde o dinlemenizi istedi diye parça aradığınızı bilir misiniz ben bilirim efendim inanılmaz derecede muhteşem bir zevk.Denemeniz ve yaşamanız lazım.Hani derler ya tencere yuvarlandı kapağını buldu yada bir elmanın iki yarısı bizde öyleyiz galiba.Neyse efenim gördüğünüz gibi bugünlerde aşk böcü  modun dayım uzun zamandır da çıkmayı düşünmüyorum sizde sevgiyle kalın ve olaylara karşı hiç bir zaman tepkisiz kalmayın.Sevgiyle efenim.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 29/6/2008 - TAŞINDIKKKKKKKKK

Kategori: viyaca

Blogcudaki çalışmalara ve girememeye kimin sinirleri dayanamaz tabiki ailienizin muhalif yazarı olaraktan benim.Evet efendim blogcudaki bakıma dayanamadım ve taşındım.Yakında blog mağdurları şeklinde bi oluşumun içinde görürseniz lütfen şaşırmayınız.Muhalifiz ya benden herşey beklenir uyarmadı demeyinDilNetice itibariyle yeni adresimiz

http://mavidunyadan.blogspot.com


Çayımızı içmeye bekleriz

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 18/6/2008 - BENDEN NOTLAR

Kategori: viyaca

İki hafta olmuş yazmayalı bu iki hafta çok yararlı bir iki hafta oldu.Bi kere Öss yi atlattık soruları hazırlayanları tebrik etmek lazım hem sorular çok zordu hadi onu geçtim 3 soru hatalıydı.Artık nasıl becerebiliyorsa buda bir kabiliyet meselesi.Neyse girdik çıktık işte aslında iyi bir tatile ihtiyacım var ama ben bu tail hakkımı Ağustos'ta  kullanıcam.Blog yazarının acayip derecede çevreciliği tuttuda Ağustos ta Allahın izniyle Barışarock 'ta alcak soluğu.Hemde daha kimlerin gelceğini bile bilmeden.Buna delilik deniyor işte e ben zaten kendimde söylüyorum yakında böyle bir tişört bile bastırmayı düşünüyorum.Ben deliyim:) Nasıl  tişört ama .Gördüğünüz üzere Öss denen tırın üzerimden geçişinin şokunuda atlatıyorum yavaş yavaş.Tırdı geçti gitti

Keyifli olmamda çok sevgili doktorumunda etkisi var tabi.Sağolsun alçıyı çıkardı ve benim için amelliyat süreci bitti.Artık dizimde bir haç işareti var.Dizimi gören espriyi patlatıyor neymiş efendim Hristiyan mı olmuşum.He ya diyorum doktorda özellikle dizime bir haç işareti koydu.Tövbe Allahım sen bilirsin ya.Böyle işte gördüğünüz gibi herşey yoluna girmeye başladı .Şimdi Öss yi felanda geçtim tek hedef Ağustos ve herşeyin yolunda gitmesi.Oda olcak  inşallah gerçi sevdiğim insan askerdeyken ne festivaline gidiyorsam.Üstelikte kendimi aştım babamla gitcem.Arkadaşlar dalga bile geçiyor babanla mı gelcen diye.He ya diyorum öyle  annem başka türlü izin vermiyorduki.Anlıycağınız festivale gitcez diye bide arkadaşlar arası var olan karizmayı çizdirdik:)Geriye ne kaldı derseniz henüz bilmiyorum ama alçım çıktığına göre hazır olan çok yakında sahalara bomba gibi dönüyorum.En son ne zaman sahadaydım derseniz çocukken mahalle arası futbol maçlarında.Artık sahaya dönmemle kenara alınmam bir olcak yani.Bugün gazetede okudum Yılmaz Erdoğan bir maçta ayağını kırmış.Artık dönüşümle beraber ondan hiç bir farkım kalmıycak tabi.

İşte böyle biraz kafa dinleme biraz bira biraz okuma ve en önemlisi alçımın çıkıpta yeniden özgürlük diyebilmem.Sınav steresini atmama yettide arttı bile.En yakınımdakilere yine moral kaynağı oldum.Bi tanesin diyor en iyi arkadaşım yok diyorum yakında  kopyalarımı üretcekler.Aslında hiç fena fikir değil ha.Yakında yazılarımı  3.yada 5.kopyalarıma yazdırmayı düşünüyorum bekle blog ahalisi.Kopyalarım yolda geliyorlar.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 6/6/2008 - HAFTANIN SONU

Kategori: viyaca

Tam bir hafta oldu yazmayalı durum gittikçe iyiye gidiyor.Tabi artık gecelerle gündüzlerin karışmasını saymazsak.Malum Öss 'ye son bir hafta kaldı bende acil durum S.O.S. sinyalleri vermeye başladım bile.Bitsede kurtulsam moduna girdim resmen.Durum bildiğiniz gibi değil sevgili okur sözeli geçtim resmen sayısal çalışıyorum  bir yandanda diyorum Allahım bu kafa bende 5sene önce lise 1'i okuduğum dönemlerde nerdeydi yaw.Açıköğretim bitti  tekrar Öss geldi çattı kafa ancak basıyor.Düşünün sayısal zekamda ki düşüklüğü ne olucak bilmiyorum:)))

 

Bir yandanda Euro 2008 var tabi .Bilirsiniz futbolu seven bir insanım hele ki söz konusu Galatasarayımsa akan sular durur.Amma velakin bu Euro 2008 in en az bir ay önce başlayan hengamesi yapılan reklamlar beni bile futboldan soğuttu.Artık reklamları gördükçe fenalık basıyor ve ay yeter diyorum.Euro2008 şükürki yarın başlıyor da bu reklam işkenceside bitiyor.O kadar reklam yaptılar bi tek TTnet reklamlarını beğendim.Hani şu milli futbolcuların annelerin oynadığı reklam.Müthiş bir yaratıcılık örneği .Neyse o değilde ben bizimkilerin peşinden İsveç'e giden taraftara acıyorum.Takıma inanmadığımdan değil elbette ama garantisi yok ki ya bu Euro2008 hüsran olursa oraya giden taraftalara yazık değilmi yav.Aman bana neyse kendileri  paraları denkleştirdiler gittiler herhalde:)Öte yandan iyi görünmeye çalışsamda iyi değilim.Kaç insan sevdiği insanla hayatının en uzun telefon konuşmasını yapıp ertesi gün konuşcam bi daha aramasın aradıkça bağlanıyorum ve bir gün bitceğinide biliyorum derki.Kimse demez ama ben derim işte.Eh Bülent Ortaçgil boşa dememiş "Aşk bir dengesizlik işi sensiz olmaz sensiz olmaz diye".İşte böyle sevgili okur şu öss bir geçsin normal yaşamıma dönücem inşallah.En çokta neyi merak ediyorum biliyormusunuz sözelde iddaam hep vardı bide buna sayısal eklencek elimden geldiğince ve kaçınılmaz son başarı olucak inşallah.Sorun sonrası ailemin alışık olduğu  ve sevdiğim insanın yaşadığı şehir bunların hepsinin karşıtı benim bu şehirden kaçıp gitme isteğim.Sonunda ne olcağını bilmediğim bir  uçurum...

 

Zaman herşeyin ilacıdır galiba  bunlarda zamanla geçicek ilerde daha iyi olucam inşallah.İşki delirmeden şu bir haftayı geçiriyim.Geçer dimi blogcum geçer geçer...

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 28/5/2008 - İZ BIRAKANLAR UNUTLMAZ

                                  Geçen sene 29 mayıs

 

Dünyanın en mutlu insanıyım ilk defa cesaretimi toplayıp seviyorum diyeli 12 gün olmuş onunda bana değer verdiğini öğrenmişim ve hayatımda ilk defa seviyorum.Hem seviyordum hemde kördüm mutluydum işte görmüyordum hiç bir şeyi.Nasıl olduğunu hiç anlamadan sevdim ve mutluydum.Zamanla düşündükçe nedenini buldum aslında çoçukluğum ve ilk gençlink yıllarım babamla kavga tartışma larla doluydu babamla anlaştığım tek bir nokta vardı ikimizinde müzik aşığı oluşu sadece müzk konuşurken tartışmazdık biz ve babam kahramanım olurdu.Derken sen çıktın karşıma hem hayatım hemde kahramanım oldun.Bir gün biteceğini bilerek yaşıyordum her ne yaşıyorsam.Hep iyiki tanımşım seni derdim sen hayır asıl ben tanımışım derdim tatlı bir tartışma yaşardık.O zamanlar sadece mutluydum ve uçuyordum.....

 

                                             Bu sene:

Yarın doğum günün hayatım.Arkadaşlığımız biteli çok oldu ve ben hala hayatım diyorum alışkanlık işte alışkanlıkarından vazgeçemiyor insan.Sen yazdığın satırların ithaf edilen kişi tarafıdan hiç bir zaman okunmayacağını bile bile yazmak nedir bilirmisin.Hiç bilmiyorsundur eminim bilmede zaten mutsuz olmanı istemezdim hiç.Eğerki hala arkadaşlığımız devam ediyor olsaydı sana yine sevgi dolu sözler yazardım yine süprizimin bozulcağını bile bile plan yapardım.Artık bunların hiç biri olmuycak ve hayal bunlar biliyorum ama öyle özledimki seni o saatler süren konuşmalarımızı.Biliyormusun ilk keşkemsin benim  geçmişe dönüp seni hatırladığımda hep keşke derim keşke son konuştuğumuz gün biraz daha sakin olupta direk arkadaşlığımız bitsin demeseydim.Kim bilir belkide doğrusu ve olması gerekeni buydu.Senden sonra sevmedim mi sevdim tabi hatta hayatımdaki en doğru insan olduğundan bir an bile şüphe duymadığım insan var hayatımda ama yinede özledim biliyormusun senden sonra kimsede bulamadığım saatler sürsede sıkılmadığım sohbetlerini özledim...

 

Yarın sana bunların hiç birini söylemiycem sadece iyiki doğdun diyen bir mail atcam ve tamamen çekip gidicem hayatından sen gideli ve beni hayatından çıkaralı çok oldu zaten.Senle arkadaşlığımızın bitişi ve ilk defa lanet olsun doğum gününü hatırlıyorum deyişim.Oysa untmayı ne çok isterdimki.Halbuki sen derin bir iz bıraktın bende kolay kolay silinmiycek bir iz ve ne anladım biliyormusun iz bırakanlar unutlmaz.İyiki doğdun...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 27/5/2008 - UZAKLARDA BİLİNMEYEN BİR KENTE

Kategori: hayalkente

      

                             Sevgili hayalkent;

Yaklaşık bir ay sonra yeniden merhaba .Sana yazmayı daha önce isterdim ama herşeyini tüketmiş bir insanın yeni durumuna alışması ve yeniden hayal kurabilmesi nasıl zordur bilemezsin.Evet hayalkent artık herşeyimi kaybettim ben üstelik bu dün oldu.Dün doktora gittim ve ne dedi biliyormusun ayağımdaki alçı üç hafta daha durucakmış.Yani öss ye ayağımda alçıyla giricekmişim.İşte hayalkent herşeyin bitme noktası bu işte öss ye ayağımda alçıyla giricem.Şimdiden alçı ağrıyor ve vuruyorki öss de ne yapcağımı düşünüyorum.Bir yandanda alçıyla yaşamaya alışmak var tabi üç hafta daha misafirim:(

 

En zoruda bu biliyormusun yaşamaya alışmak hayatımın artık bambaşka oluşu.Oysaki sende bilirsin hayallerim vardı.Basın yayın okuyup radyocu olcaktım yada bizimkilerinde ısrarıyla tarih öğrencisi.Bunların hiç biri olmuycak artık.Bu şartlarda bu sene öss yi kazanırsam ne yaparım ne tepki veririm inan bilmiyorum.Mucize diye bir şey duymadınmı sen dediğini duyar gibiyim duydum elbette hayalkent tek umudumda bu zaten bir mucize olsun ve beni şu durumumdan kurtarsın bende onu bekliyorum işte.Biliyormusun eskiden olsa buda geçer sana pes etmek yakışmaz derdim ama şimdi bunu ben değil çevremdekiler söylüyor zamanla sınav gününe kadarda beni ikna edicekler galiba.Onun dışında zorlada olsa yürüyebiliyorum çok şükür.Zaten yalnızlığa ve her işimi genelde kendim görmeye alışalı yıllar oluyor ve buda işleri kolaylaştırıyor galiba.Şu son zamanlarda en büyük üzüntüm ne biliyormusun bu durumlar yüzünden en sevdiğim mevsimlerden biri olan baharı kaçırmam.Kendimi toplayıp yeniden eski yaşantıma döndüğümde çoktan yaz mevsimi gelmiş olcak .Oysa ben baharın gelişini görmek ve yeni açmış çiçekleri koklamak isterdim.Birde çocukluğumu geri isterdim her sene istiyorum aslında bir uçurtmam olmalı ve eskiden çocukluğumdaki gibi onu göklerde uçurmalıyım.Biliyormusun ben her sene aynı hayalin özlemiyle yaşıyorum ama bir türlü olmuyor.Bu kadar kötülüğün arasında hiç mi iyilik yok diyceksin var tabi.Sanırım hayatımdaki en doğru insanın buralara dönüşünü bekliyorum.O buralardan çok uzakta şimdilik vatani göreviyle meşgul.Ama biliyorum biticek ve dönücek.Onunda dediği gibi döndüğünde herşey güzel olucak.Bu durumumum en güzel ve özel yanıda bu galiba artık kalktığımı bildiği halde  haftada bir araması.İşin kötüsü o böyle aramaya devam ederse bende son hız aşık olucam hayalkent.Daha önce yaşadığım tüm duyguların kat kat fazlasını yaşıyorum ve biliyorum hayalkent böyle giderse sonu felaket.Neden dersen ben sevdiğim zaman sonu hiç bir zaman mutlu sonla bitmediki.Hep güvendim hep yara aldım.Şimdide güveniyorum ya hiç güvenmediğim kadar sonu hayır olur...İşte böyle hayalkent bir yandan baharı kaçırışım öte yandan tüm umutlarımın öss ile beraber uçup gitcek olması ve tek iyi olan şey sevdiğim birinin olması .Bütün bunlar bir yaşamın ve hayat dedikleri şeyin toplamı oluyor galiba.

 

Bugünkü mektubumdada hayatı çözdüm galiba diğer mektuplarımda neyi çözücem acaba.Şimdilik bu kadar hayalkent yorgunum zaten.Yeni hayata alışmak kolay olmuyor malum.Bir dahaki mektupta görüşene kadar kendine iyi bak ve hiç değişme hep gök yüzü mavisinde  kal...

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 17/5/2008 - GERİ DÖNERKEN

Kategori: viyaca

Buralardayım efendim amelliyat kabusu başladıda bitti çok şükür.Geriye sürekli yatması kaldı son iki üç gündür nete girebiliyoruz çok şükür.Nete girebiriliyoruz diyorum çünkü mutlak destek gerekiyor.Amelliyata dönersek tam bir komediydi zaten bi şeyde normal olsa şaşırıcam valla .Deli deliyi çeker sözü varya herhalde galiba bide sanursam bu söz doğru.Amelliyata giren doktorların hafiften deli olması başka nasıl açıklanır henüz çözemedim.Öyle yada böyle pür neşe sonunda nidalarıyla gittim hastaneye  amelliyat sıramı bekliyorum.Bendeniz boş dururmuyum öss testi çözüyorum.Neyse asistanlar geldi ne deseler  beğenirsiniz  çoçuğumuz okuma yazma biliyormu.(İçimden pardon anlamadım bu şaka dimi yada sizler körsünüz)

 

Neyse sorun halloldu yani okur yazar olduğum anlaşıldı aşşağıya inmeye hazırlandım.Deli gömleğini giydik götürücek kişiyi bekliyoruz.Neyse sigara molasına gitmiş oda geldi ve sonunda aşşağıdayım.Doktorlar ne dese beğenirsiniz nerdesiniz siz yarım saatidir sizi bekliyorduk.Sabır sabır dedim neyse sonra bayılmışım zaten kalktığımdaysa herşey bitmişti.İlk gecemiz böyle geçti sakince tabi arkadaşların bana yaptığı espiriyi saymazsam.Ben diyorum heç hatırlamıyorum bayılttılar o diyor a olmadı bu anlı canlı kesiceklerdi.Artık nasıl nefret ettiye benden.Şaka bir yana kendisi amelliyat sonrası yanımdaki iki insandan biri oldu.Eğerki bu zamana kadar yatmış ve hala umutluysam onun sayesinde bide arama dememe ve askerde olmasına rağmen haftada iki kez arayan sevdiğim insanın sayesinde.Amelliyat sürecimde böyle geçti işte canlarım salı kontrole gidicem ondan sonra herkes yavaş des dur desede kimseyi dinlemeden kalkıcam özgürlük diycem.Kendimi uluslararası film festivalindeymiş gibi hissetmem yetti zaten.Bişey değil kendimi Atilla Dorsay ilan edicem o olcak.Evimiz azcık film cdleri satan dükkanlara döndüde.Eve gelen cd getiriyor izledin mi diyor yetmiyor gidiyor annem film kiralıyor.Yok yok bu bir kabus aslında  ve yakında biticek eh geri sayım başladı bile ...

 

Velasıl kelam(Sözün kısası) kendimi patlamaya hazır bombalar gibi hissediyorum.Yakında bombe gibi döncem aranıza.Az kaldı az son 2 gün sonrası beni tutabilene aşk olsun..

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 28/4/2008 - VEDAMDIR

Kategori: viyaca

                           

  Yazmaya ilk başladığım zamanlarda küçüktüm masmaviygökyüzüm .Tek derdim uçurtma uçurmaktı en yakın arkadaşlarımsa kitaplarım ve cdlerimdi.Zamanınım çoğunu uçurtmamla harcardım ama ona türküler şiirler öğretir sevgiye dair masallar anlatırdım.Hatta kendimce ad bile koymuştum ona cahmpion du adı ben kolaylık olsun diye champ derdim.Uçurtma uçurup gök yüzünün maviliğine hayran hayran bakarken keşfettim yazı yazabiliceğimi.En yakın arkadaşlarım çoğalmıştı.Zaman geldi büyüdüm artık doğduğum büyüdüğüm mahallemden taşınıyorduk.Annanemin ölümününde bile  kaza anında yanında olduğum halde acısını  yüreğine saklayıp ağlamayan ben ogün ağlıyordum işte.İstanbuldaydım çünkü ne champla vedalaşabilidm nede mahalle arkadaşlarımla.Şimdi ne zaman konuşsak içimde bir yaradır hala onlara son kez sarılamadan ayrılmak.Büyümek böyle bişeydi işte...

 

Yıllar sonra yine ağlıyorum bu seferki gişidim kimseye veda etmeden olucak.Henüz kendisine söylemedim ama kitap ve cdlerim bu sefer kardeşime emanet.Bu gidişimde dönermiyim dönersem herşey eskisi gibi mi olur bilemiyorum çünkü.Annemle konuştum sabah sevinçle aradı doktor gerekli talimatı verdi çarşamba dizden amelliyat.Yarın arıycaz bakalım belki yarın akşama yatış.Korkma diyorlar herşey iyi olucak.İnanmak istiyorum hatta en yakın arkadaşlarımdan birini bile ben sakinleştirdim bugün korkma kızım kötüye bişey olmaz diye.İşin en zor kısmına gelmedim henüz sevdiğim insan askerde çünkü.Elimde olsa ona sevgimi anlatırdım öyle veda ederim ama konu sevgi olunca cebimdeki kelimeler yetersiz kalıyor ...

 

Sözün kısası sözlerin tükendiği noktaya geldik artık.Bu sokaktaki son yazım bu.Yazımı  Yavuz  Çetin'den bir şarkıyla bitiricem.Benim hissettiğim ne varsa o sözlerde gizli çünkü.Bilenleriniz vardır belki Yavuz Çetin'i kimi ne göre deli kimi ne göre efsaneydi o.2001 yılında boğaz köprüsünden atlayarak intiharı seçti.Mezar taşında ne yazdığını biliyormusunuz ?

"Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider

 Herşey nasıl başladıysa öyle biter"

 

Kendi yazdığı bir şarkının sözleridir bunlar .Hani bazı şarkılar olur ya sanki hissedilmişte öyle yazılmıştır.Ruhun şad olsun dertli gitar.Ölümünün yıl dönümüde belki anamıycam belki bir daha anlatamıycam müziğini ama bilki hep aklımdasın...

 

Son not:Efendim herkesin kenidne göre bir vedası vardır değilmi.Ben ki Kazım Koyuncudan Yavuz Çetinden müziği öğrenmiş bir insanın vedamda ona göre olsun isterim elbet.Bu akşam kendi  kurduğum radyomda dilimin döndüğünce program yapmaya çalışcam efendim.Dinlmek isterseniz akşam 9 da www.anatemfm.tr.cx adresinden yayını dinleyebilirsiniz.

 

Son olarak  1.5 sene oldu sanırım burda ikamet edeli okuyan takip eden herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Geri dönermiyim amelliyat sonrası ne olucağını bilmediğim için bu sorununda cevabını bilmiyorum tabi.Onun içindirki bu kelimeyi hiç sevmeme rağmen hoşcakalın efendim.

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 27/4/2008 - VARMISIN YOKMUSUN

Kategori: viyaca

Efendimmmm hepinize günaydınlar.Bugün bir soruyla karşınızdayım.(Ah öss ah hazırlanıcam derken ne hallere soktun beni artık yazılarımı bile soruyla yazıyorum sabır 1.5 ay kaldı sabır)Neyse efendim soru diyorduk dimi.Bugün sizlere bir sorum var ama önce reklamalar.Hatırlarmısınız yıllar önce etinin reklamları vardı Bir bilmecem var çocuklar derlerdi haydi sor sor derlerdi.Bir anda o reklamı hatırladım.Ah ah ne çok severdim o reklamı.Efendim böylece reklam kuşağımızıda bitirdik.Geçiyoruz soruya.

 

Hayatı boyunca doğru düzgün televizyon izlemeyen izlesede süngerbob ve cedric izleyen biri varmısın yokmusuna katılmaya karar verirse buna ne denir?

 

a)Vah zavallı sonunda delirdi

b)Süper karar tebrik ederim

c)Arkadaşım işin gücün yokmu

d)Hakikaten güzel fikirmiş gidiyim bende başvuruyim

e)No coment(Yorumsuz)

 

Doğru cevap ne olur bilmiyorum ama bence doğru cevap a şıkkı.Ama zaten deli olduğumu sürekli ima ediyorum.Bi Bakırköydeki yetkililer harekete geçmediki rahat ediyimNeyse şaka bir yana yarın kendi ellerimle yapıcam başvurumu sadece ben katılsam yine iyi bide İzmirde bir arkadaş var bende başvurucam dedi onada hatırlatcam yarın.Denk gelirsek tam şenlik ama bahar geldi diye her gün yürüyüşe çıkan ben ve kendisinin yüzüne karşı söyleyemesemde oburiks(Bir yemekte 5 kır pidesi yiyene ne denir bilemiyorum git zayıfla diyorum beyimizin sevgilisi gelince göbeğine yatcakmış adamda hiç istifini bozmadan yiyor tabi kendine kalsa geçen hafta arı sokmsından dolayı  acillik olan ve ölümle burun buruna gelen arkadaşın helvasını yiycekti).Neyse efendim ne diyorduk sporu bahar ayında yaşam tarzı haline getiren ben ve oburiks aynı yarışmada.Gerçi sorsanız farkım varmı hala yok o kadar yürüyorum hala kilo veremiyorum ama olucak efendim.

Neyse ben şahsen düşünemiyorum bile o sahneyi.Aman ben kendimi varmısın yokmusun da zor hayal ediyorum bide çift kişilik hayal mi kurucam.Hayal gücüm o kadar geniş değil.Daha kendimi yarışmaya katılmanın normal bişey olduğuna ikna etmem lazım.

 

Öyle yada böyle yarın başvuruyorum.Nasılsa evdekilere göre bana sıra gelene kadar ben şu meşhur bir aydır doktor peşinde koştuğum diz operasyonunu olur ayaklanırım.(Allahme nerde o günler yarebbim ben sömestırdan beri aynı şeyi düşlüyorum ben diz operasyonu olana kadar arkadaşım beyninde ur vardı onu aldırdı bide arı soktu acillere taşındı totalde iki kez ölümden döndü)Neyse efendim bakalım yarın başvurduktan sonra neler görücez.Tabi bugünkü derbiden sonra bende sinir kalırsa malum Galatasaraylıyız.Neyse efendim bakmaytınız siz bana haftada bir yazınca yazıda uzuyor tabe.Hepinize mutlu hafta sonları.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

BENİM PENCEREMDEN HAYAT..(Viyaca yaşam)

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS
» emre aydın
» Grup Deli
» habersitesi
» 3.1

Kategoriler



Saat Kaç?




sinema Bülteni
Müzik Kutusu
Get Your Own Player!


MESAJ KUTUSU:

Nesli Tükenen Pandalara sahip çıkalım
Ne Zaman geldin ruhum görmedim seni Uçaktan atlarken unuttum galiba özledim